Anasayfa | Hakkımızda | Kurumsal | Referanslarımız | Faaliyet Alanlarımız | Ürünlerimiz | Galeri | İletişim
   

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

 
     
 
TEKLİF
FORMUMUZ
İÇİN
 
     
 
TIKLAYIN
 
 
     
 
  ÜRÜNLERİMİZ  
 
 
Hava Kanalları
Aspratörler
İzolasyon
Sas Baca Sistemler
Menfezer
  Difürözler
  Anemostadlar
  Panjurlar
Damperler
 
 
  FOTO GALERİ  
 
 
Makine Parkuru
Ürünler
Fabrika
Referanslar
 
  İZOLASYON  
     

 


ISI YALITIMI

Dünya üzerindeki birincil enerji kaynaklarının hızla tükenmesi üzerine gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm ülkeler enerji ihtiyaçlarını kontrol altına alma ve enerjiyi tutumlu ve tam randımanlı kullanma yöntemleri geliştirmişlerdir. Ülkemizde de; başta sanayi ve konut sektörlerinde olmak üzere, enerji tüketimleri her geçen yıl artmaktadır. Tüketilen enerjinin büyük bir kısmı ısıtma ve soğutma amaçlı olarak tüketilmektedir. Söz konusu bu enerjinin; etkin kullanılması, ısı yalıtımı ile sağlanabilir.  

Isı yalıtımı, farklı sıcaklıktaki iki ortam arasındaki ısı transferini azaltmak icin yapılan işlemdir. Bunu sağlayan malzemelere de ısı yalıtım malzemesi adı verilir. Bu malzemelerin en temel özelliği ısı iletim katsayısıdır. ISO ve CEN Standartlarına göre ısı iletim kat sayısı 0,065 W/mK değerinden küçük olan malzemeler ısı yalıtım malzemesi olarak tanımlanır. Isı yalıtım amacıyla yaygın olarak, Camyünü ve Taşyünü gibi mineral esaslı, XPS (ekstrüde köpük) ve EPS (ekspande köpük) gibi polistren esaslı, poliüretan esaslı sentetik köpükler, polietilen ve elastomerik kauçuk köpükler kullanılmaktadır. Isı yalıtımı; Binalarda (çatılarda-dış duvarlarda-döşemelerde), -Tesisatlarda (ısıtma-soğutma,havalandırma) -Endüstriyel yapılarda uygulanmaktadır.

SU YALITIMI

Yapılara zarar veren en önemli faktörlerden biri sudur. Yapılarımız; yağmur, kar, toprağın nemi, yapının inşa edildiği zemindeki yeraltı suyu gibi dış kaynaklı su ile banyo ve tuvalette kullanılan ic kaynaklı suya maruz kalır. Suya maruz kalma Yapıların taşıyıcı kısımlarındaki donatıların korozyona uğratarak, kesitlerin azalmasına ve yük taşıma kapasitesinin düşmesine, yapı bileşeni icerisindeki su, soğuk mevsimlerde donarak sıcak mevsimlerde ise buharlaşarak beton bütünlüğünün bozulmasına ve çatlakların oluşmasına yol açar.
Yapıya sızan su ise; İç yüzeyde küflenmeye neden olarak ic yüzey kaplama malzemelerinin çürümesine ve yaşanan mahallelerde damlamaların meydana gelmesi ile konfor koşullarının bozulmasına yol açar. Yapılarımızı temelden çatıya kadar su ve nemden korumamız gerekmektedir

Ayrıca suyun donatı çeliğine ve betona olumsuz etkileri vardır. Bunların başında karbonatlaşma ve korozyon etkileri gelir. Korozyon (paslanma), demirin oksitlenmesidir. Kimyasal reaksiyonlarının ayrıntısına hic girmeden söylenebilir ki korozyon icin hem oksijen hem de su (rutubet) gereklidir, bunların ikisi birden olmadan reaksiyon ilerlemez Korozyonun başlayabilmesi icin ortamın da müsait olması gerekir. Çimento ile su arasındaki hidratasyon reaksiyonları sonucu oluşan Ca(OH)2 (sönmüş kireç) betonun pH'ını yüksek tutar (12~13) ve bu nedenle korozyon reaksiyonları başlayamaz. Ancak havadaki karbondioksitin betonun yüzeyinden icine doğru kılcal boşluklardan sızması, sönmüş kirecin kalsiyum karbonata dönüşmesine (CaCO3) ve pH'ın düşmesine (~9) yol açar. Karbonatlaşma, pas payı betonunu geçip donatıya ulaştığında korozyon başlar. Korozyonu kolaylaştıran ve hızlandıran bir başka faktör de klor iyonlarıdır. Korozyon icin gerekli unsurlar (rutubet, oksijen, karbondioksit, klor) pas payı beton tabakasını geçerek donatıya ulaşır. Bu geçişi önlemenin en kestirme yolu pas payı betonunu boşluksuz, geçirimsiz kılmaktır, kalıcı, yapısal önlem budur. Bu sağlanamadığı takdirde betonun dış yüzüne geçirimsizliği sağlayacak bir izolasyon uygulamak gerekir ki hem ek maliyeti vardır hem de çatlamadan, bozulmadan yıllar boyunca işlevini sürdürmesi kusursuz gerçekleştirilmesine bağlıdır. Sıradan bir sıva yapılması çözüm olmaktan uzaktır. Buradan da net bir şekilde anlaşılacağı gibi korozyon karşısında yapımızın güvenli olmasının tek yolu izolasyondur.

SES YALITIMI

Teknolojik gelişmeler sonucu toplum yaşamında ortaya çıkan gürültü sorunu, son yıllarda ülkemizdeki gelişmelere de paralel olarak hızla önem kazanmıştır. Fiziksel olarak düzensiz, fizyolojik olarak ise istenmeyen yâda insanı rahatsız eden seslere gürültü denir. Gürültünün ses yalıtımıyla kontrol altına alınması insan sağlığı, iş verimliliği, mahremiyet ve konfor şartları açısından zorunlu olmaktadır.
Ses yalıtımı; ses geçiş kaybının arttırılarak yaşanan ortamı istenmeyen seslerden yalıtarak gürültünün zararlı etkilerinden korunmak, gürültülü alanlardan çevreye yayılan sesi azaltmak ve sinema, kayıt stüdyosu gibi mekânlarda uygun kullanım koşulları oluşturmak amacı ile yapılan uygulamalardır.
İnsan kulağında işitme duyusunu uyaran, titreşim yapan bir kaynağın hava basıncında oluşturduğu dalgalanmalarla meydana gelen fiziksel olaya “ses” denir. İnsan kulağı 20 Hz ile 20.000 Hz. arasındaki sesleri işitebilir. Sesin işitilebilmesi icin, şiddetinin belli bir düzeye erişmesi gerekmektedir. İnsan sesleri ise 250–500–1000–2000 Hz. lik frekanslarda yer almaktadır. Eğer bu ses dalgası gelişigüzel bir spektrumda yer alıyorsa, ya da diğer bir değişle istenmeyen bir ses ise buna “gürültü” adı verilir. İnsan sağlığı ve konforu üzerinde çok olumsuz etkileri olan gürültü, işitme hasarlarının yanı sıra, vücut aktivitesinde kan basıncının artması, kasların istem dışı kasılması gibi fizyolojik tesirler, huzursuzluk sinirlilik gibi psikolojik tesirler ve iş veriminin düşmesi gibi performans tesirleri olan çok önemli bir olgudur.

 

 
     
 
  REFERANSLARIMIZ  
 
 

Referanlarımız
ve
Logoları


KFC Restoranları




Pizza Hot Restoranları



Perlina Mağazaları



Paris Hilton Mağazaları



Rodi Mood Mağazaları



Tüzün Mağazaları



Ayakkabı Dünyası Mağazaları

 
© 2010 KlimaVIP | Tüm Hakları Saklıdır Tasarım ve Uygulama : ATooLyE Creative Agency